Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Türker Karabuğa D vitamininin metabolizma açısından ve sağlıklı kilo kaybı için önemli bir vitamin olduğunu belirterek D vitamininin sağlıklı tiroid fonksiyonu yoluyla metabolizmayı optimize ettiğini ve insülin direncinin azalmasına yardımcı olduğunu söyledi. Op. Dr. Türker Karabuğa D vitamini ve K2 vitaminin mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerektiğini kaydetti.
Metabolizmayı Destekler
Obez veya kilolu insanların çoğunun paylaştığı ortak özelliğin D vitamini eksikliği olduğunu söyleyen Op. Dr. Türker Karabuğa, “D vitamini doğrudan tiroid fonksiyonunu, metabolizmayı ve insülin direncini destekler. Kilo kaybı ve kilo yönetiminin yanı sıra, D vitamini genel sağlık açısından da çok önemlidir. D vitamini, kalsiyumun kan dolaşımımızdan kemiklerimize taşınması için gereklidir. Vücudumuz güçlü, sağlıklı kemikler için yeterli düzeyde D Vitaminine ihtiyaç duyar. Ayrıca bağışıklık fonksiyonu için de hayati öneme sahiptir ve vücudumuzun virüsler, bakteriler ve kanser hücreleriyle savaşmasına yardımcı olur, özellikle gribal salgınların pik yaptığı bu mevsim geçişlerinde D vitamini daha fazla önem taşımaktadır. D vitamini eksikliği kolorektal, meme, prostat ve pankreas kanseri gibi bazı kanser türlerinin riskini artırır” dedi.
Et, Peynir ve Yumurta
K vitamininin aslında bir grup bileşik olduğunu söyleyen Op. Dr. Karabuğa, “Bu bileşiklerin en önemlilerinin K1 vitamini ve K2 vitamini olduğu görülmektedir. K1 vitamini yeşil yapraklı sebzelerden ve diğer bazı sebzelerden elde edilir. K2 Vitamini büyük oranda et, peynir ve yumurtadan elde edilen ve bakteriler tarafından sentezlenen bir grup bileşiktir.
Günlük K vitamini ihtiyacı yaşa, cinsiyete, gebelik gibi durumlara bağlı olarak kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle 100-200 mcg K2 kullanımı önerilmektedir. Mevcut araştırmalar, K2 Vitamini ve D3 vitamini arasındaki önemli bir ilişki göstermektedir. D3 vitaminini K2 vitamini ile birlikte almak, D vitamini tarafından taşınan kalsiyumun, atar damarlarınızda birikintilerde birikmesi yerine, ihtiyaç duyulan yerde konumlanmasını sağlar.”
D3+K2 Kombinasyonunun Kemik Sağlığına Etkisi
D3 ve K2 vitaminlerinin birlikte kullanımı, kemik sağlığı için çok önemlidir. Op. Dr. Türker Karabuğa, Izmir’de bariatrik cerrahi sonrası hastaların kemik kaybına karşı korunması konusunda bu kombinasyonu yoğun şekilde tavsiye etmektedir. Osteoporoz, kemiklerin zayıflaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır ve kırık riskini önemli ölçüde artırır.
Bariatrik cerrahi sonrası, mide hacminin küçülmesi nedeniyle, kalsiyum ve D vitamini alımı otomatik olarak azalır. Ayrıca, bağırsak emilim yüzeyi küçüldüğü için, mineral emilimi de azalır. Bu durum, kemik kaybını hızlandırır. D3 vitamini, kalsiyumun bağırsaklarda emilimini sağlar. Ancak kalsiyum, D3 vitaminin rehberliğinde, kemiklere taşınmalıdır. İşte burada K2 vitamini devreye girer. K2, matris gla proteini (MGP) adlı bir proteinin aktivasyonunu sağlar. MGP, kalsiyumu kemiklere yönlendirir ve damarlardan uzak tutar.
Kemik yoğunluğu ölçümleri (DEXA), bariatrik cerrahi sonrası düzenli olarak yapılmalıdır. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın takip ettiği hastalar, D3+K2 kombinasyonu alarak, kemik kaybında önemli ölçüde yavaşlama gözlemlemişlerdir. Özellikle, miderektomi sonrası kemik kaybı riski yüksek olduğundan, bu kombinasyon çok daha kritiktir.
D3+K2 Kalp Sağlığı
Damar kalsifikasyonu, kalp hastalığı ve inme riskini artıran önemli bir faktördür. Op. Dr. Türker Karabuğa, Izmir’de hastaları takip ederken, kardiyovasküler sağlığa verdiği önem çok büyüktür. D3+K2 kombinasyonu, damar kalsifikasyonunun oluşmasını engeller.
Tek başına D3 vitamini alındığında, kalsiyum seviyesi artar ancak bu kalsiyum nereye gideceğini bilemez. Eğer K2 yoksa, kalsiyum damar duvarlarında birikebilir ve ateroskleroz gelişimini hızlandırabilir. K2, kalsiyumun doğru yerlere (kemik) gittiğinden emin olur. Araştırmalar, K2 alımının yüksek olduğu bölgelerde, kardiyovasküler hastalık insidansının daha düşük olduğunu göstermektedir.
Obezite, metabolik sendrom ve diyabet, zaten kardiyovasküler riskleri yüksek kişileri bariatrik cerrahiye yöneltir. Bu hastalar, cerrahı daha güvenli bir şekilde geçirmek ve uzun vadeli sağlığını korunmak için, D3+K2 alımından mutlaka faydalanmalıdırlar.
Tüp Mide Sonrası D3+K2 Protokolü
Tüp mide ameliyatı sonrası, D3+K2 takviyesi hayati önem taşır. Op. Dr. Türker Karabuğa, Izmir’de tüm bariatrik cerrahi hastalarına, ameliyat sonrası uzun vadeli bir vitamin takviyesi protokolü hazırlamaktadır. Doz, hastanın yaşı, cinsiyeti ve ameliyat türüne göre değişmektedir.
D3 vitamini, genellikle 1000-2000 IU günlük olarak önerilir. Kış aylarında veya güneş maruziyeti az olan kişiler için daha yüksek dozlar gerekebilir. K2 vitamini, 90-180 mcg günlük olarak önerilir. Zamanlamaya gelince, D3+K2’nin aynı anda alınması, absorpsyon açısından daha iyidir. Yağlı gıdalarla birlikte alınması, emilimi artırır.
Op. Dr. Türker Karabuğa, hastalarını takip ederken, yılda en az bir kez D3 seviyesini kan testleriyle ölçer. Ideal D3 seviyeleri 30-100 ng/ml arasında olmalıdır. Eğer seviye düşükse, doz artırılır. Kemik yoğunluğu testleri (DEXA), yılda bir kez yapılır. İlk iki yıl daha sık yapılabilir çünkü bu dönemde kemik kaybı riski en yüksektir. Hastalar, takviye alımında tutarlı olmaya teşvik edilir. Tutarlılık, maksimum fayda sağlamak için kritiktir.
Sık Sorulan Sorular
D3 ve K2 vitamini hangi dozda alınmalı? Genellikle D3 için 1000-2000 IU, K2 için 90-180 mcg günlük önerilir. Ancak doz, kan tahlili sonuçlarına göre belirlenmeli ve Op. Dr. Türker Karabuğa gibi bir uzman gözetiminde ayarlanmalıdır.
D3+K2 ne zaman alınmalı? Yağlı gıdalarla birlikte alınması emilimi artırır. Sabah kahvaltısı veya öğle yemeğiyle alımı önerilir. İkisi aynı anda alınabilir.
Tüp mide sonrası D vitamini eksikliği neden sık görülür? Mide hacminin küçülmesi ve bağırsak emilim yüzeyinin azalması nedeniyle D vitamini emilimi zorlaşır. Bu nedenle bariatrik cerrahi sonrası düzenli takviye zorunludur.
D vitamini eksikliğini nasıl anlarım? Yorgunluk, kas güçsüzlüğü, kemik ağrısı ve sık hastalanma belirtiler arasındadır. Kan tahliliyle D vitamini düzeyi ölçülür. Op. Dr. Türker Karabuğa, hastalarını yılda en az bir kez test eder.
İlgili Sayfalar: