Obezite

Laparoskopi Hakkında Merak Edilenler | Dr. Karabuğa İzmir

13 Mart 2025

Laparoskopi Hakkında Merak Edilenler | Dr. Karabuğa İzmir

Laparoskopi Nedir?

Laparoskopi, karnın içindeki organları tetkik etmek için kullanılan cerrahi bir tanı metodudur. Sadece küçük kesiler gerektiren düşük riskli bir yöntemdir.

Karın bölgesindeki organlara bakmak için “laparoskop” adı verilen bir alet kullanır. Laparoskop, yüksek yoğunlukta bir ışık ile önünde yüksek çözünürlüklü bir kamera bulunan uzun ve ince bir tüptür. Bu laparoskopik alet, karın duvarındaki bir kesi içinden sokulur. Hareket ettikçe, kamera görüntüleri bir video monitörüne gönderir. Laparoskopi, doktorunuzun açık ameliyat olmadan vücudunuzun içinde gerçek zamanlı olarak görmesini sağlar.

Laparoskopik Obezite Cerrahisi

Obezite, sağlığı bozacak ve yaşamınızı olumsuz olarak etkileyecek ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi şeklinde tanımlanabilir. Laparoskopik yöntem kullanılan hastalar, diğer hastalara göre ameliyat sonrası süreci daha rahat, konforlu ve acısız şekilde atlatır.

Laparoskopinin Avantajları Nelerdir?

Operasyon sonrası ağrınız, diğer yöntemlerle karşılaştırdığımızda laparoskopik yöntemle daha hafif geçer.

Bu yöntemin avantajlarından biri de hastanede kalma sürenizi kısaltmasıdır. Hastanede kalma sürenizi kısalması, çabuk iyileşme sağlamasıyla birlikte işinize geri dönme sürenizde kısaltacaktır ve normal hayatınıza daha çabuk adapte olacaksınız.

Bedeninizde çok az ve çok küçük kesikler olacağı için diğer yöntemlerden daha iyi bir görünüme sahip olacaksınız. Vücudunuzda büyük kesikler olmayacak.

Kimler Bu Yöntemle Tedavi Edilebilir?

Hastanın daha önce kilo vermeyi denemiş (diyet, spor, ilaç tedavisi vs) fakat istediği sonuca ulaşamayıp başarısız olması durumunda tedavi uygulanabilir.

Hasta, risk ve komplikasyonlar hakkında yeterli bilgi sahibi olmalıdır. Bu yüzden de güvenilir bir doktor tercihi yapmalıdır. Böylece risk ve komplikasyonlar minimuma iner.

Hasta bu sürecin uzun bir yol olacağının farkında olmalıdır. Doktor kontrollerini aksatmamalıdır.

Laparoskopik Tedavi Öncesi

Bu tedavi yönteminin size uygun olup olmadığını anlamak için doktorunuzla birlikte yapacağınız görüşmeler ve testler olacaktır.

Hastaya bağlı olarak başka branşlardaki doktorların muayenesi gerekebilir.

Tedavi öncesi doktorun beslenme önerisine uymalısınız.

Laparoskopik Tedavi

Cerrahınız karnınıza küçük kesiler açar. Laparoskopi aletiyle iç organlarınızın büyütülmüş görüntüsü ekrana yansır. Operasyon sadece karnınızın içinde yapılır.

Laparoskopik Cerrahisi Sonrası Neler Olur?

Laparoskopik yöntem diğer yöntemlere göre kilo kaybında daha başarılıdır. Kilo kaybınız iki yıla kadar devam eder.

Obeziteye bağlı hastalıklarınız ameliyattan sonra iyileşme gösterir. Tip 2 diyabet, uyku apnesi, yüksek tansiyon, yüksek kolestrol gibi pek çok hastalıkla iyileşme gözlemlenir.

Operasyondan sonra komplikasyon görülme oranı daha azdır.

Ameliyattan Sonra Neler Olur?

Laparoskopik obezite cerrahisinden sonra değişmekle beraber genellikle 1 ila 3 gün hastanede kalırsınız. Ameliyat sonrası ilk gün yürümemelisiniz, sürekli dinlenmelisiniz.

Ameliyattan sonraki gün midenizde herhangi bir sızıntı yoksa sıvı almanıza izin verilir. Doktorunuz size uygun gördüğü zamana kadar sıvı ve püre alımınız devam eder. Operasyondan sonra ağrınız genellikle hafif geçer. Normal hayatınıza dönmeniz 1-2 haftayı bulabilir.

Ameliyattan iki hafta sonra doktorunuz sizi kontrol amaçlı muayene eder. Bu süreçte sizi rahatsız eden yolunda gitmediği düşündüğünüz bir durumda doktorunuzla irtibata geçin.

Laparoskopi Neden Tercih Edilir?

Laparoskopik cerrahinin tercih edilmesinin temel nedenleri, minimum invazivlik ve hızlı iyileşme dönemleridir. İzmir’de Op. Dr. Türker Karabuğa tarafından gerçekleştirilen laparoskopik obezite cerrahileri, geleneksel açık cerrahi yöntemleri neredeyse tamamen değiştirmiştir. Laparoskopi, yalnızca 3-4 adet küçük kesiden (her biri 5-12 mm arasında) yapıldığından, ameliyat sonrası ağrı ve iyileşme süresi drastik şekilde azalır. Açık cerrahi yönteminde 15-20 cm’lik bir kesi gerekli iken, laparoskopide toplam kesi uzunluğu 10-15 cm’yi bile geçmez. Bu sayede hastaların hastanede yatış süresi 1-3 günden ibaret kalır ve işlerine dönüş hızlanır.

Laparoskopik yöntemin bir diğer önemli avantajı, enfeksiyonun daha az risktir. Açık ameliyatlarda, geniş yüzey alanına maruz kalması enfeksiyon riskini artırır. Laparoskopide ise, kapalı alan içinde çalışılmasından dolayı bu risk minimuma indirilir. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın İzmir’de yaptığı binlerce laparoskopik operasyonda enfeksiyon oranları, ulusal ortalamaların yarısından daha azdır. Ayrıca, laparoskopik yöntem sayesinde organ zedelenmesi riski de düşüktür; çünkü cerrah, operasyon alanını büyütülmüş bir şekilde görebilir ve hareketleri çok daha hassas bir şekilde kontrol edebilir.

Laparoskopik Tüp Mide Tekniği

Laparoskopik tüp mide ameliyatı, Op. Dr. Türker Karabuğa’nın İzmir’deki hastalara en sık uyguladığı obezite cerrahisi yöntemidir. Bu teknik, midenin hacmini yaklaşık %80 oranında küçülterek, hastanın yemeği kontrol etmesine yardımcı olur. Ameliyat, dört adet küçük kesden yapılır: epigastrik bölgede (göbek üstü), sol orta hattan ve sağ taraf kaynaktan. Her kesiden, biri kamera (laparoskop) ve diğerleri cerrahical enstrümanlar giriş yapar.

Ameliyat başladığında, karın boşluğuna karbondioksit gazı enjekte edilir, bu sayede organ ve dokular daha iyi görülür. Laparoskop aracılığıyla, cerrah monitördeki büyütülmüş görüntüyü izleyerek midenin büyük kurvaturasını (dış eğrisi) elde eder. Stapler adı verilen aletler kullanılarak, mide özel dikiş şekliyle şeritlendirilir. İşlem 40-60 dakika kadar sürer. Op. Dr. Türker Karabuğa, bu ameliyatı yapıken midenin belirli kısımlarını tamamen çıkarmaz; sadece kıvrıntılarını ortadan kaldırır. Bu sayede, mide anatomisi korunur ve besin geçişi doğal kalır. Pylorus (mide çıkışı) hiç dokunulmadığı için, uzun vadeli sindirimi problemler ortaya çıkmaz.

Ameliyat Süreci Adım Adım

Laparoskopik tüp mide ameliyatı, öncesi, sırası ve sonrasında dikkat edilmesi gereken çok sayıda adım içerir. Ameliyat öncesinde, hasta tam gün açlıkta kalır ve premedikasyon uygulanır. Genel anestezi altında, hastanın endotrakeal entübasyonu yapılır. İzmir’de Bazekol Sada Hastanesi’ndeki anestezi teknisyenleri, Op. Dr. Türker Karabuğa ile birlikte ortak protokol izlerler ve ameliyat süresi boyunca hastanın nabız, oksijen saturasyonu ve kan basıncı sabit tutulur.

Ameliyat başladığında, cerrah ilk olarak karın boşluğunu inceleyip herhangi bir yapışıklık, tümör veya patoloji olup olmadığını kontrol eder. Ardından, mide yukarı kaldırılır ve şeritten yapılacak bölgeler belirlenir. Greater omentum (midenin dış omentumu) dikkatlice ayırılır; çünkü bu yapıda önemli kan damarları bulunur. Sonra midenin sol tarafındaki, antrum yakınlarından başlayan bir şerit açılır. Bu şerit, mide gövdesi üzerinden kardiya (mide giriş kısmı) yönüne doğru çıkartılır. Toplam 4-6 satır diş dikişle midenin şeridi oluşturulur.

İyileşme Süreci

Laparoskopik tüp mide ameliyatı sonrası iyileşme, açık cerrahiye göre belirgin şekilde hızlıdır. Ameliyat hemen sonrasında, hastalar derlenme odasına alınır ve yaklaşık 1-2 saat gözlemlenir. Ağrı kontrolü lokal anestezik ve opioid kombinasyonu ile sağlanır. İzmir’de Op. Dr. Türker Karabuğa’nın kullandığı multimodal analjezi protokolü sayesinde, çoğu hasta ameliyat sonrası ağrıdan şikayetçi olmaz.

Ameliyattan sonraki gün, hastaya sıvı alma izni verilir. Haftanın sonunda, yumuşak diyet başlanır. Üçüncü haftadan itibaren, hastalar normal beslenmeye geçerler; ancak porsiyon kontrolü hep gereklidir. Komplikasyon görülmediğinde, hastalar 2-3 gün içinde taburcu olurlar. İş gücü, hafif işler için 1-2 hafta, ağır işler için 4-6 hafta sonra geri dönebilir. Egzersiz, ameliyat sonrası 6 hafta sonra başlatılabilir. Kilo kaybı, aylık 4-5 kg oranında devam eder ve bu oran 12-18 ay boyunca sürer. Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’deki hastalarını ameliyat sonrası 1., 2., 6., 12. aylarda muayene eder ve beslenme danışmanlığı sundurmalarını sağlar.

Dr. Türker Karabuğa Laparoskopi Deneyimi

Op. Dr. Türker Karabuğa, İzmir’de laparoskopik cerrahi alanında 20+ yıllık deneyime sahiptir. Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, genel cerrahi uzmanlaşmasını tamamlamış, ardından obezite cerrahisinde yoğunlaşmıştır. Avrupa’nın önemli cerrahi merkezlerinde fellowship eğitimi görmüş ve laparoskopik tekniklerde ileri seviye yetkinlik kazanmıştır.

Op. Dr. Türker Karabuğa’nın hasta sayısı 5000’i geçmiştir. Laparoskopik tüp mide ameliyatında konversiyon oranı (laparoskopiden açık cerrahiye geçilmesi) %1’den az; komplikasyon oranı %3’ün altında tutulmuştur. Bu oranlar, uluslararası standartlara göre oldukça başarılı bir performanstır. İzmir’deki Bazekol Sada Hastanesi’nde çalışan Op. Dr. Türker Karabuğa, her ameliyatın öncesinde hastalarla ayrıntılı bir görüşme yapar, riskleri anlatır ve sorularını cevaplandırır. Hastalar ameliyat sonrası, aylık olarak görülür ve uzun vadeli kilo kaybı takip edilir. Op. Dr. Türker Karabuğa’nın yaklaşımı, yalnızca kilo kaybı değil, hastanın genel yaşam kalitesini ve sağlık durumunu iyileştirmek üzerine odaklanmıştır.


İlgili Sayfalar:

⚠️ Yasal Uyarı: Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

VKİ Hesapla

Vücut Kitle İndeksi

VKİ Hesapla

WhatsApp

+(90) 545 550 35 50